Açıklama
İsmi nerden geliyor;
(ﺭﻧﮕﻴﻦ) sıf. (Fars. reng ve -іn ekiyle rengіn)
1. Parlak renkli: Mest olur her kim ki seyr eyler şarâb-ı rengîni (Muallim Nâci). Meyvelerden meyvelere ecniha-i rengînini gezdirerek her birinden bir katre-i şehdâb alıyordu (Cenap Şahâbeddin). Gölgeli yollarda uçuşan bu kokulu, rengin çiçekler yerde o kadar güzel duruyorlar ki… (Hâlide E. Adıvar).
2. Güzel, hoş, latif: Nesr-i rengîni gülsitân-ı hüner / Nazm-ı şîrîni reşk-i âb-ı zülâl (Âlî Mustafa Efendi). Kāmet-i mevzun kim bir mısra-ı bercestedir / Ma’ni-i rengîn-i lafz anda hat-ı nevrestedir (Leskofçalı Gālib). Sevdiği yerlerden bahsedildiğini işiten bir kör gibi dimâğında rengin tahayyüller, gönlünde tatlı rikkatler uyandırıyordu (Reşat N. Güntekin).





















